'insan' bazen Ebû Zer yalnızlığını istiyor Allah'tan sadece.
Onun gibi yalnız, ama onun gibi mutmain ve emin yaşadığı hayattan.
Aklı yalnızca 'kulluğa' çalışan bir ibret.
Öyle kompleks, karmaşık sistemlere aklı ermez Ebû Zer'in.
Nerden anlasın ki; bir makina parçasının üretimini üç saniye daha kısaltmaktan!
Yada bir klima düzeneğınin dış ünitesi için uygun bir konum bulmaktan!
Yalnızca 'kulluğa' kafası basıyor belki de.
Ama o kafa; bugün cepleri dolup da, kot pantolonları basenlerini ifşa eden bu müslüman topluluğun 'iyiye gidiyor' denilen halinin, herkesin söylediği gibi 'iyiye' gitmediğini kavramış bir kafadır.
'Rahat mı batıyor!' derler ya, rahatın battığı, rahattan rahatsız olan bir kafadır.
Lüksün düşmanı bir kafadır.
Adam gibi 'kafadır' Ebû Zer Ğıfari...
Açlıktan nefesi kokan, lakin yüreğinin tokluğuna kimsenin ulaşamadığı bir 'kafa'.
O yüzden yalnız belki de!Dünya malına olan orucunun iftarını, ahirete sakladığı için...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder